Almanya'da şirket iflasları neden son 20 yılın zirvesinde?
Ekonomi

Almanya'da şirket iflasları neden son 20 yılın zirvesinde?

K

Küresel Bülten

Küresel Bülten Editörü

25 Temmuz 20264 dk okuma0

Almanya'da iflas eden şirketlerin sayısı giderek artıyor. Uzmanlara göre artış aynı anda hem yapısal sorunlara hem de piyasadaki dönüşüme işaret ediyor.

Alman ekonomisinin durumu gerçekten ne kadar kötü?Bunu ölçmek için sık başvurulan göstergelerden biri iflas sayıları. Bu alanda kaygı verici işaretler var. Örneğin Almanya'da şahıs ve sermaye şirketlerindeki iflas oranı Haziran'da korona pandemisi öncesi 2016-2019 dönemindeki ortalamaya kıyasla yüzde 80 daha yüksek.Bu sonucu Halle Leibniz Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü'nün (IWH) bir araştırması ortaya koydu.Şahıs işletmeleri, serbest meslek sahipleri ve küçük işletmeler bu rakamlara dahil edilmedi. Çünkü bunlar iş gücü piyasası açısından belirleyici görülmüyor. Buna karşılık şahıs ve sermaye şirketleri, iflastan etkilenen işlerin yüzde 90'ından ve etkilenen alacakların yüzde 95'inden sorumlu.IWH İflas Araştırmaları Bölümü Başkanı Steffen Müller'e göre, bu alanda şirket iflaslarının sayısı 2026'nın ikinci çeyreğinde son 20 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Ama bu şaşırtıcı bir haber olmadı. Çünkü son çeyreklerde giderek daha fazla şirket iflasa sürüklenmişti.Alman ekonomisi yıllardır sallantıda. Bu yıl için başlangıçta beklenen toparlanmanın da muhtemelen zayıf bir büyümeye yol açacağı görülüyor. İstihdamı azaltan şirketlerden gelen haberler de bu tabloya uyuyor.Alman otomotiv devi Volkswagen'nin (VW), gelecek yıllarda 100 bin kişiyi işten çıkarması gündemde. Otomotiv tedarikçisi ZF, 2028'e kadar 14 bin kişilik istihdamı azaltmak istiyor. Bosch'ta da yalnızca Almanya'da 2030'a kadar 20 binden fazla işin kesilmesi planlanıyor.Sıkıntı çeken sektör yalnızca otomotiv de değil. Geçen yıl sanayide 100 binden fazla istihdamın azalmasının ardından danışmanlık şirketi Horvath'ın bir araştırmasına göre 2026'da sanayide 100 bine kadar ilave istihdamın daha azaltılması bekleniyor. Bu durum otomobil üreticilerini, ama aynı zamanda makine mühendisliği ve inşaat sektörünü de kapsıyor.Almanya'da sorulan soru ise şu: Şu anda gerekli bir piyasa temizliği mi yaşıyoruz, yoksa ekonomide yapısal bir büyüme zayıflığı mı Bahsedilen?İflasların olumlu etkileri olabilir. Verimsiz şirketler piyasadan çekildiğinde iş gücü, sermaye ve bilgi birikimi serbest kalabilir ve daha üretken ekonomik alanlar öne çıkabilir. Joseph Schumpeter'in "yapıcı yıkım ilkesi" doğrultusunda büyüme böyle ortaya çıkıyor.İflas nedeniyle işini kaybeden insanlar hızla başka bir iş bulabiliyorsa bu daha çok bir piyasa temizliğine işaret ederdi. Gerçekten de işsizlik oranı yalnızca yavaş artıyor. İşini kaybedenler ise çoğunlukla yeni bir iş bulabiliyor.Ekonomi dünyasından Jutta Rüdlin, iflasların yanı sıra yeni şirket kuruluşlarının sayısına da bakmak gerektiğini söylüyor. Rüdlin, bu noktaya şöyle dikkat çekiyor:"Genç şirketler ortalamanın üzerinde sıklıkla iflas eder ve geçen yıla kıyasla yeni şirket kuruluşlarında artış oldu."Rüdlin, Almanya İflas Yöneticileri ve Kayyumları Meslek Birliği'nin (VID) yönetim kurulu üyesi. Federal İstatistik Dairesi'ne göre, 2026'nın ilk çeyreğinde yeni kurulan işletme sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10'dan fazla arttı. Bu da umut verici bir gelişme olarak görülüyor.Stefan Müller de özellikle büyüme odaklı startup'lardaki (girişim şirketleri) gelişmeye şöyle işaret ediyor:"Aslında uzun yıllardır büyüme odaklı startup'larda artış görüyoruz. Bu iyi bir haber. Birçoğu yapay zeka alanında faaliyet gösteriyor ve bu kesinlikle bir umut ışığı."Bu da şu anda bir tür yapısal dönüşüm yaşandığına işaret ediyor.Diğer yandan iflasların özellikle belirli sektörleri hedef almadığı görülüyor. Müller, geçmiş dönemle bugünkü tablo arasındaki farkı şöyle anlatıyor:"Bir buçuk yıl önce sanayide nispeten çok sayıda büyük iflas vardı. Şu anda durum farklı. Bu kez eğilim bütün sektörleri etkiliyor. Bu da yapısal bir zayıflığa işaret ediyor."Yine de inşaat ve konut sektörü, artan faizler, yükselen maliyetler ve yeni inşaat izinlerindeki bürokratik süreçlerin zor ve karmaşık olması nedeniyle özellikle baskı altında. Yiyecek-içecek sektörünü asgari ücret artışı zorluyor. Enerji yoğun işletmeler enerji fiyatlarındaki artıştan etkileniyor. Perakende sektörü ise tüketicilerin değişen tüketim davranışlarından zarar görüyor.Rüdlin ise çoğu zaman iflas için tek bir neden olmadığını ekliyor. Sağlıklı şirketler geçmişte dış şoklara karşı nispeten dirençli olduklarını göstermişti. Rüdlin'e göre İran savaşı gibi bir olay, daha önce temel sorunları olan işletmelerde katalizör etkisi yapıyor. Bunlar arasında artık çağın gerisinde kalmış bir iş modeli, geç alınmış işletme kararları ya da kaçırılmış bir dönüşüm süreci bulunuyor.Daha çok piyasa temizliğine işaret eden bir başka neden de korona döneminden kalan etkilerin hâlâ telafi ediliyor olması.Pandemi sırasında birçok şirkete destek sağlandı ve bu desteklerin şimdi geri ödenmesi gerekiyor. Bu destekler, normal koşullarda belki de artık ayakta kalamayacak işletmelere de verilmişti. Rüdlin'e göre bu nedenle korona döneminden kalan telafi etkilerini hâlâ hesaba katmak gerekiyor. İflas uzmanı, şu anda piyasa temizliği ile yapısal zayıflığın üst üste bindiği görüşünde.IWH araştırmacısı Steffen Müller ise durumu biraz daha sert değerlendiriyor. Müller, mevcut tablonun yalnızca piyasa temizliğiyle açıklanamayacağını şöyle vurguluyor:"Bence bu bir piyasa temizliğinden daha fazlası. Gerçekten de Alman ekonomisinin gelecekte hangi yöne ilerleyeceğini belirleyecek bir mesele."Müller'e göre Almanya, iflaslar açısından kırmızı bölgede. Uzman tabloyu şöyle özetliyor:"Henüz kitlesel bulaşma etkilerinin yaşandığı ya da bankaların da zor duruma düşebileceği bir alanda değiliz. Ama yine de güçlü bir yapısal dönüşüm içindeyiz."

Reklam

Paylaş

K

Bu haber bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Hata veya eksiklik için düzeltme talep edin.

Reklam