Küresel Bülten
Küresel Bülten Editörü
Avrupa’nın önde gelen beş savunma şirketi, orta ve orta-uzun menzilli balistik füzeleri atmosferin dışında doğrudan çarpışmayla imha edecek Bliksem EXO sistemi için bir araya geldi. Destinus liderliğinde yürütülecek projede MBDA Deutschland, Safran Electronics & Defense, Airbus Defence and Space ile Thales farklı bileşenlerin geliştirilmesini üstlenecek. Ortak mühendislik çalışmalarının Ağustos 2026’da başlaması, atmosfer dışı imha aracının Devamı: Avrupa’dan uzayda füze vuracak yeni savunma sis
Avrupa’nın önde gelen beş savunma şirketi, orta ve orta-uzun menzilli balistik füzeleri atmosferin dışında doğrudan çarpışmayla imha edecek Bliksem EXO sistemi için bir araya geldi. Destinus liderliğinde yürütülecek projede MBDA Deutschland, Safran Electronics & Defense, Airbus Defence and Space ile Thales farklı bileşenlerin geliştirilmesini üstlenecek. Ortak mühendislik çalışmalarının Ağustos 2026’da başlaması, atmosfer dışı imha aracının ise 2027’de uzayda test edilmesi planlanıyor.Bliksem EXO, balistik füzeleri atmosfere yeniden girmeden önce vuracakAirbus Defence and Space, Destinus, MBDA Deutschland, Safran Electronics & Defense ve Thales, Bliksem EXO Konsorsiyumu’nu kurmak için 14 Temmuz 2026’da Paris’te bir niyet mektubu imzaladı. İmza töreni, Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen anti-balistik koalisyonun ilk toplantısında ve Hollanda Başbakanı Rob Jetten’in katılımıyla yapıldı.Çok uluslu Avrupa sanayi ortaklığı, Bliksem EXO’nun geliştirilmesi, kalifikasyonu, endüstriyel ölçekte üretilmesi ve uzun vadeli desteğini kapsıyor. Destinus, konsorsiyum lideri ve ana yüklenici olarak görev yapacak. Tarafların niyet mektubunun imzalanmasından itibaren üç ay içinde bağlayıcı bir konsorsiyum anlaşması hazırlaması bekleniyor.Bliksem EXO, orta menzilli balistik füzeler ile orta-uzun menzilli balistik füzeleri uçuşlarının atmosfer dışındaki orta safhasında durduracak. Orta menzilli balistik füzeler yaklaşık 1.000 ila 3.000 kilometre, orta-uzun menzilli balistik füzeler ise 3.000 ila 5.500 kilometre arasında menzile sahip sistemleri kapsıyor.Bu menzil sınıfındaki füzeler, cephe hattının oldukça gerisinden fırlatılarak hava üslerini, komuta merkezlerini, limanları, mühimmat depolarını ve takviye güzergâhlarını vurabiliyor. Bliksem EXO’nun tehdit listesinde ayrılabilir veya manevra yapabilir yeniden giriş araçları taşıyan Oreshnik sınıfı balistik füze sistemleri de bulunuyor.Sistem, hedefi patlayıcı bir savaş başlığıyla değil, doğrudan kinetik çarpışmayla imha edecek. “Hit-to-kill” olarak adlandırılan yöntemde önleme aracı ile hedefin saniyede birkaç kilometreyi bulan birleşik yaklaşma hızı kullanılıyor. Çarpışma sırasında ortaya çıkan kinetik enerji, yeniden giriş aracını parçalayabiliyor veya hedefin uçuş rotasını bozabiliyor.Angajman süreci füzenin fırlatılmasının harici sensörler tarafından tespit edilmesiyle başlayacak. Radarlar ve erken uyarı sistemleri hedefin uçuş rotasını hesaplayacak, atış kontrol ağı olası önleme bölgesini belirleyecek ve katı yakıtlı hızlandırıcı atmosfer dışı imha aracını uzaya taşıyacak.Atmosfer dışı imha aracı hızlandırıcıdan ayrıldıktan sonra sensör ağından güncel hedef bilgileri almaya devam edecek. Araç üzerindeki arayıcı başlık belirlenen nesneyi tespit edecek, küçük yönlendirme ve konum kontrol iticileri uçuş yolunda son düzeltmeleri yapacak ve hedef doğrudan çarpışmayla vurulacak.Destinus, sistem entegrasyonunun yanı sıra Exo-atmospheric Kill Vehicle olarak adlandırılan atmosfer dışı imha aracını geliştirecek. İmha aracı, hedefin uzayda bulunmasından, tanımlanmasından, takip edilmesinden ve doğrudan çarpışmanın yaşandırilmesinden sorumlu olacak.MBDA Deutschland, önleme füzesinin katı yakıtlı hızlandırıcısını, taşıma ve fırlatma kanisterini ve kara konuşlu fırlatıcıyı hazırlayacak. Safran Electronics & Defense, imha aracının arayıcı başlığını, güdüm sistemini, seyrüsefer donanımını ve kontrol bileşenlerini sağlayacak.Airbus Defence and Space; komuta, kontrol, muharebe yönetimi, iletişim, bilgisayar ve istihbarat altyapısını kapsayan BMC4I mimarisini geliştirecek. Thales ise erken uyarıdan atış kontrol takibine kadar uzanan radar ve sensör zincirini kuracak.Bliksem EXO’nun önleyici füzesinde kaç hızlandırıcı kademesi bulunacağı, kullanılacak itki sistemi, arayıcı başlığın çalışacağı dalga boyu, atmosfer dışı imha aracının kütlesi, fırlatıcının taşıyacağı önleyici sayısı ve radarların frekans aralığı henüz açıklanmadı.Sistemin hedefleyebileceği azami füze hızı, önleme irtifası, tek bir bataryanın koruyabileceği alan ve eş zamanlı saldırılarda müdahale edilebilecek hedef sayısı da paylaşılmadı. Bu değerler, Bliksem EXO’nun tek savaş başlığı taşıyan füzeler ile birden fazla yeniden giriş aracı veya aldatıcı hedef bırakan sistemlere karşı performansını belirleyecek.Atmosfer dışı önlemede en zorlu aşamalardan birini gerçek savaş başlığının diğer nesnelerden ayrılması oluşturuyor. Uzayda aerodinamik sürüklenme bulunmadığı için savaş başlıkları, boş taşıma donanımları, füze parçaları ve kasıtlı olarak bırakılan aldatıcı hedefler benzer yörüngelerde ilerleyebiliyor.Radar ağının hedef için yeterince hassas bir iz oluşturması, ardından atmosfer dışı imha aracının ölümcül nesneyi diğer parçalardan ayırması gerekiyor. Takla atan nesneler, ayrılan yeniden giriş araçları, aldatıcı hedefler ve uçuş sırasında yapılan manevralar tanımlama sürecini zorlaştırıyor.Thales tarafından hazırlanacak sensör zinciri ile Airbus’ın muharebe yönetim ağı bu nedenle doğrudan önleme sürecinin parçası olacak. Geç gelen uyarı, düşük hassasiyetli hedef izi veya yanlış nesne sınıflandırması, imha aracının doğru hedefe yönelmesini engelleyebilecek.Aynı görev sınıfındaki sistemlerin gerektirdiği performansa ABD ve Japonya tarafından geliştirilen SM-3 Block IIA üzerinden bakılabiliyor. SM-3 Block IIA yaklaşık 6,55 metre uzunluğa, 0,54 metre çapa ve saniyede yaklaşık 4,5 kilometre hıza sahip. Bliksem EXO’nun ölçüleri ve performansı farklı olacak ancak benzer bir görev için yüksek enerjili hızlandırıcı, hassas ataletsel seyrüsefer, sürekli hedef güncellemesi ve uzayda hızlı yanal manevra yapabilen bir imha aracı gerekiyor.Konsorsiyum, atmosfer dışı imha aracını 2027’de uzayda test edecek. Açıklanan deneme yalnızca imha aracını kapsıyor. Temsili bir balistik hedef, operasyonel sensör zinciri ve üretime yakın hızlandırıcı kullanılmadan yapılacak deneme, tam kapsamlı bir balistik füze önleme testi olmayacak.Bliksem EXO, Patriot PAC-3 ve SAMP/T ailesi gibi terminal savunma sistemlerinin üzerinde görev yapacak. Patriot ve SAMP/T, balistik füzenin uçuşunun son bölümünde belirli şehirleri, karargâhları veya askeri tesisleri korurken Bliksem EXO tehdide atmosferin dışında ve daha erken müdahale edecek.Erken önleme, daha geniş bir coğrafi alanın korunmasına ve ilk önleme girişiminin sonucunun değerlendirilmesinden sonra ikinci bir füzenin ateşlenmesine olanak sağlayabilecek. Terminal savunma sistemleri de üst katmandan geçmeyi başaran hedeflere karşı son savunma hattını oluşturacak.Koruma kapasitesi fırlatıcı sayısına, mevcut önleyici stokuna, aynı anda takip edilebilecek hedef miktarına ve farklı tehdit yapılarına karşı elde edilecek imha olasılığına bağlı olacak. Yoğun saldırılarda kullanılan savaş başlıkları, füze parçaları ve aldatıcı hedefler sensör ve önleyici kapasitesinin birlikte yönetilmesini gerektirecek.Bliksem EXO, NATO Entegre Hava ve Füze Savunması ile tamamen birlikte çalışabilecek şekilde hazırlanacak. Sistem ayrıca Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi içindeki atmosfer dışı üst katman eksikliğini tamamlayacak. Terminal ve bölgesel sistemler alt katmanda, Bliksem EXO ise atmosferin dışındaki üst katmanda görev yapacak.Programın tasarım, test ve değerlendirme aşamalarında Ukrayna’nın yoğun hava ve füze saldırılarına karşı edindiği operasyonel deneyimden yararlanılacak. Bilgi paylaşımı ulusal ve Avrupa düzeyindeki ihracat kontrolü, güvenlik, fikrî mülkiyet ve resmî izin süreçlerine bağlı olacak.Bliksem EXO, Avrupa coğrafyasındaki ilk atmosfer dışı füze savunma sistemi olmayacak. NATO halen ABD tarafından sağlanan Aegis Ashore tesislerine, Aegis donanımlı savaş gemilerine ve SM-3 önleyicilerine dayanıyor. Almanya da İsrail ile ABD tarafından geliştirilen Arrow 3 sisteminde 3 Aralık 2025’te ilk operasyonel kapasiteye ulaştı. Arrow 3, balistik hedefleri 100 kilometrenin üzerindeki irtifalarda vurabiliyor.Yeni projenin temel farkını sistem üzerindeki Avrupa kontrolü oluşturuyor. Avrupa ülkeleri tasarım yetkisini, yazılım değişikliklerini, üretim önceliklerini, ihracat kararlarını ve uzun vadeli önleyici tedarikini kendi savunma sanayileri üzerinden yönetebilecek.Beş şirket arasındaki görev dağılımı hızlandırıcı, arayıcı başlık, imha aracı, radar ve muharebe yönetimi gibi teknik alanları birbirinden ayırıyor. Buna karşılık tüm bileşenlerin arayüzlerinin erken aşamada kesinleştirilmesi, gizli verilerin farklı ülkeler ve şirketler arasında güvenli biçimde aktarılması ve iş paylarının mühendislik gereksinimleriyle uyumlu tutulması gerekiyor.Niyet mektubu taraflara sistemi finanse etme, satın alma, tedarik etme veya üretme yükümlülüğü getirmiyor. Proje için kesinleşmiş bir bütçe, satın alma kararı, konuşlandırma planı veya hizmete giriş tarihi bulunmuyor. Arayıcı başlık denemeleri, hızlandırıcı atışları, hedef ayrıştırma testleri, entegre önleme denemeleri ve üretim kalifikasyonu için finanse edilmiş aşamalar henüz açıklanmadı.
Reklam
Etiketler
Paylaş
Bu haber bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Hata veya eksiklik için düzeltme talep edin.


