Körfez ülkeleri neden Afrika'ya milyarlar yatırıyor?
Gündem

Körfez ülkeleri neden Afrika'ya milyarlar yatırıyor?

K

Küresel Bülten

Küresel Bülten Editörü

25 Temmuz 20264 dk okuma0

Körfez ülkeleri Afrika'da liman, enerji, tarım ve hammadde alanlarına milyarlarca dolar yatırıyor. Yatırımcıların stratejileri ise farklı. Peki bunun arkasında ne var?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli ADNOC Distribution, enerji devi Shell'in Güney Afrika'daki benzin istasyonları ve akaryakıt faaliyetlerini devralıyor. Satın alma bedeli yaklaşık bir milyar dolar. Böylece Abu Dabi, Afrika'nın en büyük akaryakıt pazarına erişimini güvence altına alıyor.Milyar dolarlık bu anlaşma, enerji sektörünün çok ötesine uzanan bir gelişmenin örneği. Körfez ülkeleri, arada hafif gerilemeler yaşansa da Afrika kıtasındaki ekonomik varlıklarını yıllardır istikrarlı biçimde genişletiyor.İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House'un verilerine göre Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri son 10 yılda Afrika'ya 100 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Bunun 59 milyar doları Birleşik Arap Emirlikleri'ne, 26 milyar doları ise Suudi Arabistan'a ait.Berlin merkezli Bilim ve Politika Vakfı'ndan siyaset bilimci Stephan Roll, "Afrika, Körfez ülkeleri için uzak bir bölge değil, doğrudan komşuluk alanı" diyor. Özellikle Doğu Afrika'nın merkezi ticaret rotaları üzerinde bulunduğunu belirtiyor. Buna onlarca yıllık ekonomik ve toplumsal bağlar da ekleniyor.Roll, DW'ye yaptığı açıklamada, bu nedenle Körfez ülkelerinin artan ilgisinin hiç de şaşırtıcı olmadığını söylüyor.Avrupa dış ve güvenlik politikaları üzerine çalışan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi adlı düşünce kuruluşundan siyaset bilimci Maddalena Procopio, "Bu ülkelerin ortak noktası, ekonomilerini petrol ve doğal gazdan daha bağımsız hâle getirme çabası" diyor.Bu nedenle Körfez ülkeleri yıllardır yeni gelir kaynakları arıyor ve Afrika'yı giderek daha fazla geleceğin pazarı olarak görüyor.Londra merkezli Chatham House ve Washington merkezli Brookings Enstitüsü adlı düşünce kuruluşları ile Afrika Kalkınma Bankası'nın (AfDB) analizlerine göre, sermaye özellikle enerji, limanlar, lojistik, tarım ve kritik hammaddelere akıyor.Körfez ülkeleri için bu yatırımlar ticaret yollarını güvence altına alıyor, gıda güvenliğini güçlendiriyor ve batarya, elektrikli mobilite ve yapay zeka için ihtiyaç duyulan bakır, kobalt veya lityum gibi hammaddelere erişim sağlıyor.Ancak Körfez ülkeleri farklı stratejiler izliyor. Procopio'nun açıklamasına göre Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri özellikle yenilenebilir enerjiye, ayrıca petrol ürünlerinin işlenmesi ve dağıtımına yatırım yapıyor. Katar ise şimdiye kadar çok daha sınırlı bir rol oynuyor ve ekonomik işbirliğinde daha seçici hareket ediyor.Her iki uzmana göre de en kapsamlı yaklaşımı Birleşik Arap Emirlikleri izliyor. Stephan Roll, "Bu ülkenin politikasına bir bütün olarak bakmak gerekir" diyor. Liman politikası, lojistik ve ekonomik çıkarların dış politika ve güvenlik politikası hedeflerinden ayrı düşünülemeyeceğini belirtiyor.Stratejik liman noktalarının kontrolü, Abu Dabi'ye yalnızca ekonomik avantajlar değil, önemli ticaret rotaları boyunca siyasi nüfuz da sağlıyor.Procopio da Emirliklerin ekonomik angajmanını diğer Körfez ülkelerine kıyasla dış politika ve güvenlik politikası çıkarlarıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirdiğine işaret ediyor.Roll ise, "Suudi Arabistan ise daha seçici hareket ediyor ve belirli sektörlere, özellikle de enerjiye odaklanıyor" diyor. Krallığın kalkınma finansmanında da önemli bir rol oynadığını, bunu hem ikili düzeyde hem de İslam Kalkınma Bankası gibi çok taraflı kurumlar üzerinden yaptığını belirtiyor. Bu nedenle Roll, Emirliklerle gerçek anlamda bir yarıştan söz edilemeyeceğini düşünüyor.Procopio, farklı stratejileri öncelikle ülkelerin ekonomik koşullarıyla açıklıyor. Emirlikler küçük bir ticaret devleti olarak uluslararası ağlara özellikle bağımlıyken, Suudi Arabistan dış ekonomik angajmanını kendi ekonomik dönüşüm sürecine daha fazla uyarlamak zorunda.Körfez ülkelerinin artan ilgisi birçok Afrika ülkesi için uygun bir döneme denk geliyor. Afrika Kalkınma Bankası'na göre kıtanın finansman ihtiyacı artarken, Batılı kalkınma yardımları geriliyor ve Çin kredi vermeyi azaltıyor. Bu nedenle Körfez ülkelerinden gelen yatırımlar, altyapı, enerji ve lojistik alanlarındaki finansman açıklarının kapatılmasına yardımcı olabilir.Procopio buna başka bir avantaj daha ekliyor. Çin'den farklı olarak Körfez ülkeleri şimdiye kadar kredilerden çok yatırımlara ağırlık veriyor. Sermaye görece hızlı biçimde sağlanıyor ve çoğu zaman daha az siyasi şarta bağlanıyor. Aynı zamanda Afrika hükümetleri uluslararası ortaklıklarını daha geniş bir zemine yayma imkânı elde ediyor.Ancak bu angajman bütünüyle tartışmasız değil. Chatham House, yatırımların büyük bölümünün limanlar, tedarik zincirleri ve hammaddelere yoğunlaştığına ve böylece aynı zamanda Körfez ülkelerinin stratejik çıkarlarına hizmet ettiğine dikkat çekiyor.Brookings Enstitüsü ise Afrika'nın yeniden yalnızca hammadde tedarikçisi rolüne indirgenmesi tehlikesine karşı uyarıyor. Belirleyici olan, sanayi tipi işleme kapasitesinin ve katma değerin kıtanın kendisinde daha fazla oluşturulması.Roll asıl zorluğu burada görüyor. Ona göre sorun yatırımların kendisi değil, stratejik altyapı ya da işlenmemiş hammadde ihracatı üzerinden doğabilecek yeni bağımlılıklar. Ekonomik ve jeopolitik çıkarlar her zaman birbirinden ayrılamıyor.Procopio da temkinli olunması gerektiğini vurguluyor. Afrika ile Körfez ülkeleri arasındaki ortaklık henüz erken bir aşamada. Abu Dabi, Riyad ya da Doha'dan gelen milyarların uzun vadede sanayileşmeye katkı sağlayıp sağlamayacağı ancak önümüzdeki yıllarda görülecek.Asıl zorluk da burada yatıyor. Ortaklığın başarısını sermayenin nereden geldiği değil, Afrika ülkelerinin bu sermayeden daha fazla kendi katma değerini üretip üretemeyeceği belirleyecek. Afrika Kalkınma Bankası ve Brookings Enstitüsü tam bu noktaya dikkat çekiyor:"Yabancı yatırımlar ekonomik kalkınma için önemli bir motor olabilir. Ancak kalıcı etki, yalnızca kendi sanayisinin kurulmasını ve uzun vadeli büyümeyi desteklediklerinde ortaya çıkar."

Reklam

Paylaş

K

Bu haber bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Hata veya eksiklik için düzeltme talep edin.

Reklam