Küresel Bülten
Küresel Bülten Editörü
Tolga Özbek ile beraber hazırladığımız savunma sanayi ve teknoloji programımız 2T Savunma & Teknoloji 8. bölümüyle karşınızda. Bu bölümde NATO Ankara Zirvesi, NATO 3.0 nedir? Ayrıca merakla beklenen F-35 ve F110 motorları Türkiye’ye gelecek mi? Hepsini 2T Savunma & Teknoloji’de konuştuk. NATO Ankara Zirvesi 2026, ittifakın gelecek yıllardaki savunma stratejisini şekillendiren önemli kararlarla tamamlandı. Türkiye’nin
Ankara Zirvesi Bildirgesi ile açıklanan kararlar, NATO’nun teknoloji odaklı dönüşümünü hızlandırırken Türkiye’nin savunma sanayiindeki konumunu da güçlendirdi.Zirvede öne çıkan en önemli başlıklardan biri savunma harcamaları oldu. Avrupalı NATO müttefikleri ve Kanada’nın 2025 yılı içerisinde temel savunma yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırdığı açıklandı.Bu artış, NATO’nun Lahey Zirvesi’nde belirlediği ve üye ülkelerin 2035 yılına kadar GSYİH’nin yüzde 5’ini savunmaya ayırmasını hedefleyen planın önemli bir aşaması olarak değerlendiriliyor.Bunun yanında Ankara Zirvesi kapsamında 50 milyar doların üzerinde yeni savunma tedarik programı duyuruldu. Üye ülkeler, ortak üretim kapasitesini artırma, savunma sanayiinde inovasyonu hızlandırma ve tedarik süreçlerindeki engelleri azaltma konusunda mutabakata vardı.Savunma Sanayii Forumu kapsamında açıklanan projeler arasında hava ikmal kapasitesinin artırılması da yer aldı.NATO envanterine katılacak 10. Airbus A330 MRTT tanker uçağının yıl sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Ayrıca 11. ve 12. uçakların da sırasıyla 2028 ve 2029 yıllarında hizmete girmesi hedefleniyor.Belçika, Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya, Çekya ve Lüksemburg’un ortak kullandığı bu filo, NATO’nun stratejik hava ikmal kabiliyetini önemli ölçüde güçlendirecek.Zirvenin en dikkat çekici projelerinden biri ise NATO’nun yaşlanan Boeing E-3 Sentry AWACS filosunun kademeli olarak yenilenmesi oldu.Bu kapsamda 10 adet Saab GlobalEye erken ihbar ve gözetleme uçağı tedarik edilmesi planlanıyor.Bombardier Global 6500 platformu üzerine geliştirilen sistem;Projeye Belçika, Kanada, Danimarka, Almanya, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Romanya ve İsveç katılıyor.Türkiye ise Cooperative Airborne Early Warning Initiative kapsamında yer alırken, gelecekte ulusal ihtiyaçlar doğrultusunda GlobalEye veya benzeri sistemleri değerlendirebilecek ülkeler arasında bulunuyor.İttifak, insansız sistemlere yönelik yatırımlarını da büyük ölçüde artırma kararı aldı.Önümüzdeki beş yıl içerisinde 40 milyar dolarlık yatırım yapılacak “NATO Drone Edge” girişimi kapsamında;Bu kapsamda 5 adede kadar Northrop Grumman MQ-4C Triton tedarik edilmesi planlanıyor.Yeni platformlar özellikle;gibi görevlerde kullanılacak.Ankara Zirvesi’nde mühimmat standardizasyonu konusunda da önemli bir karar alındı.GENIFR Projesi kapsamında geliştirilecek yeni nesil 155 mm NATO standart top mühimmatı için Türkiye; Kanada, Çekya, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, Norveç, Slovakya ve İsveç ile birlikte projede yer alacak.Ayrıca kritik hammaddelerin güvenli şekilde temin edilmesine yönelik yeni tedarik zinciri yönetimi projesine de Türkiye dahil edildi.Ankara Zirvesi’nde Türkiye’nin geliştirdiği milli savunma projeleri de dikkat çekti.Toplam değeri 350 milyon doların üzerinde olan projeler kapsamında;için yeni sözleşmeler gündeme geldi.Ayrıca ROKETSAN tarafından geliştirilen Kara ATMACA seyir füzesinin NATO sistemleriyle entegrasyon çalışmalarının desteklenmesi kararlaştırıldı.Bunun yanında;gibi alanlar da NATO’nun öncelikli yatırım başlıkları arasında yer aldı.NATO liderleri, Ukrayna’ya yönelik askeri desteğin devam edeceğini de açıkladı.Buna göre 2026 yılı için 70 milyar avroluk askeri teçhizat, eğitim ve yardım desteği sağlanacak. Aynı seviyedeki desteğin 2027 yılında da sürdürülmesi hedefleniyor.Zirve bildirisinde Ukrayna’nın “transatlantik güvenliğe katkı sağlayan bir ortak” olduğu vurgulandı.Ankara Zirvesi Bildirgesi’nde Rusya’nın uzun vadeli güvenlik tehdidi oluşturduğu değerlendirilirken, terörizmle mücadele ve İran’ın nükleer silah edinmemesi yönündeki çağrılar da yinelendi.Ayrıca Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekilirken, NATO’nun 5. Madde kapsamındaki kolektif savunma taahhüdünün sarsılmaz olduğu bir kez daha vurgulandı.Ankara Zirvesi, NATO’nun teknoloji merkezli yeni dönüşüm vizyonu olan “NATO 3.0” yaklaşımının en somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.Savunma üretim kapasitesinin artırılması, ortak tedarik mekanizmalarının güçlendirilmesi, yapay zekâ destekli savaş sistemleri, uzay ve siber güvenlik yatırımları ile Avrupa’nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi zirvenin temel mesajları arasında yer aldı.Türkiye ise hem ev sahibi ülke olarak hem de milli savunma sanayi projeleriyle zirvenin öne çıkan aktörlerinden biri oldu. Bu kapsamda alınan kararların, önümüzdeki yıllarda NATO’nun caydırıcılık kapasitesini artırırken ortak üretim ve tedarik süreçlerini de önemli ölçüde hızlandırması bekleniyor. Yorumunuz gönderildi,onaylandıktan sonra yayımlanacak.Yorum Yazİptal
Reklam
Etiketler
Paylaş
Bu haber bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Hata veya eksiklik için düzeltme talep edin.



