Nato’da zarafet diplomasisi
Gündem

Nato’da zarafet diplomasisi

K

Küresel Bülten

Küresel Bülten Editörü

19 Temmuz 20264 dk okuma0

Safiye Ekiz Moda Tasarımcısı "En güçlü diplomasi, insanların aklında kalan değil; kalbinde yer edendir. Bunu sağlayan i

"En güçlü diplomasi, insanların aklında kalan değil; kalbinde yer edendir. Bunu sağlayan ise bir milletin kültürü, zarafeti ve misafirine verdiği değerdir.”Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi, küresel güvenlik gündeminin şekillendiği kritik görüşmelere ev sahipliği yaparken, diplomasi trafiğinin en zarif yüzü ise Çankaya Köşkü’nde yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen lider eşleri programı, yalnızca bir protokol buluşması değil; Türkiye’nin kültürünü, sanatını, mutfağını ve modasını dünyaya anlatan güçlü bir kültürel diplomasi örneği oldu.Geçtiğimiz hafta yaşandırilen Nato Zirvesi’nde dünyanın gözü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yaşandırilen liderler zirvesindeydi. Ancak aynı saatlerde Çankaya Köşkü’nde bambaşka bir diplomasi dili kuruluyordu. Emine Erdoğan’ın misafirlerini yalnızca protokol kuralları çerçevesinde değil, Türk misafirperverliğinin sıcaklığıyla karşılaması; lider eşleriyle kurduğu doğal diyaloglar ve ortak paydada buluşan sohbetler, diplomasiye insani bir boyut kazandırdı.Çankaya Köşkü’nde hazırlanan sofrada kullanılan mavi-beyaz Kütahya ve İznik geleneğini hatırlatan porselenler, zarif çiçek düzenlemeleri, mum ışığıyla tamamlanan sade atmosfer ve kenarlarında geleneksel Türk işi-delik işi (ajur) detayları bulunan masa örtüleri, Anadolu’nun el sanatlarını uluslararası bir protokolün parçası hâline getirdi. Bu masalarda yalnızca yemek servis edilmedi. Türkiye’nin kültürü servis edildi.İki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak tarafından hazırlanan özel menü de Türkiye’nin gastronomi zenginliğini dünyaya tanıtan önemli bir ayrıntıydı. Trabzon tereyağı, Hizan kara kovan balı, Kayseri mantısı, Urla sakız enginarı, Tokat yaprağı, Firik pilavı, Antep fıstığı ve Maraş dondurması… Her tabak, Anadolu’nun farklı bir şehrinden izler taşıyordu. Gastronomi, bu kez yalnızca damaklara değil, diplomasiye de dokundu.Lider eşleri için hazırlanan programın finalinde moda tasarımcısı Özgür Masur’un “MAYA” koleksiyonu sahne aldı. Koleksiyon; Anadolu’nun kültürel mirasını, el işçiliğini ve geleneksel sanatlarını çağdaş tasarım diliyle buluşturdu. Özellikle Kütahya çinilerinden ilham alan mavi-beyaz desenler, çiçek motifleri ve heykelsi siluetler büyük ilgi gördü. Podyumda yürüyen sadece tasarımlar değil, Anadolu’nun hafızasıydı. Çankaya Köşkü’nün tarihi atmosferinde gerçekleşen buluşma, uluslararası protokol kurallarının zarafetle buluştuğu özel bir tabloya dönüştü. Ev sahibi Emine Erdoğan, iki gün boyunca yaptığı farklı tercihlerle Türkiye’nin estetik anlayışını temsil eden güçlü bir stil dili ortaya koydu. İlk gün düzenlenen resmî karşılama programında tercih ettiği gece mavisi görünüm, klasik protokol giyiminin ötesine geçen incelikli detaylar taşıyordu. Dantel dokulu pelerin formu, belde kullanılan geniş kuşak detayı ve aynı ton başörtüsüyle oluşturduğu monokrom bütünlük; gösterişten uzak ama son derece güçlü bir siluet oluşturdu. Lacivertin devlet ciddiyetini temsil eden asaleti, zarif işçilikle birleşerek ev sahibinin duruşunu öne çıkardı.İkinci gün ise bambaşka bir hikâye anlatıldı. Adaçayı ile mint yeşili arasındaki yumuşak tonlar, sakinliği ve umudu simgelerken, omuzlardan başlayarak göğüs hattına ve kollara uzanan geleneksel kordon işlemeleri tasarımın en dikkat çekici ayrıntısını oluşturdu. Anadolu el sanatlarını hatırlatan bu üç boyutlu işlemeler, modern bir siluet içerisinde yeniden yorumlanmıştı. Sert çizgiler yerine yumuşak formlar tercih edilirken, kıyafetin taşıdığı en güçlü mesaj gösteriş değil; zarafet oldu.Geceye katılan lider eşleri ise kendi ülkelerinin moda kodlarını taşıyan seçimleriyle dikkat çekti. Brigitte Macron, Fransız modasının zamansız minimalizmini yansıtan uzun kollu siyah elbisesiyle sade ama güçlü bir görünüm sergilerken; Çekya Başbakanı’nın eşi Monika Babišová beyaz balık kesim elbisesi ve zarif balon kol detaylarıyla gecenin en dikkat çekici isimlerinden biri oldu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise siyah ceket-pantolon takımını büyük taşlı kolyesiyle tamamlayarak güçlü lider imajını klasik İtalyan terziliğiyle buluşturdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise her zamanki gibi yapılandırılmış ceket formundan vazgeçmeyerek kurumsal şıklığın en belirgin temsilcilerinden biri olmayı sürdürdü.Programın kapanışını, Türk pop müziğinin güçlü ismi Ajda Pekkan yaptı. Yıllardır Türkiye’nin sanat hayatına damga vuran Pekkan’ın sahne performansı, kültürel diplomasinin müzikle buluştuğu anlamlı anlardan biri oldu.Bir ülkenin itibarı yalnızca ekonomik ya da askerî gücüyle değil, dünyaya nasıl bir duygu hissettirdiğiyle de şekillenir. Ankara’da yaşandırilen NATO Zirvesi, bu yönüyle yalnızca siyasi diplomasinin değil, zarafet diplomasisinin de öne çıktığı bir organizasyon olarak hafızalara kazındı. Kültürel diplomasiye ev sahipliği yapan değerli Hanımefendi, NATO Zirvesi’ne tüm siyasi başlıklardan çok daha büyük bir değer, etki ve anlam katmıştır. Anadolu’nun güzel miraslarından biri misafirperverliğimizdir. Bunu, kültürümüzün estetiğiyle, zarafetiyle ve incelikleriyle dünyaya sunabilmek bence çok büyük bir değerdir.

Reklam

Etiketler

#düşünce günlüğü

Paylaş

K

Bu haber bağımsız gazetecilik ilkeleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Hata veya eksiklik için düzeltme talep edin.

Reklam